Skip to main content
Bu çalışmada, Alman filozof Immanuel Kant'ın Königsberg Üniversitesi'nde pedagoji dersleri okuturken tuttuğu notlardan derlenmiş olan "Über Pädagogik (Pedagoji Üzerine)" adlı eseri temel alınarak, eğitime özellikle de ahlak ve karakter... more
Bu çalışmada, Alman filozof Immanuel Kant'ın Königsberg Üniversitesi'nde pedagoji dersleri okuturken tuttuğu notlardan derlenmiş olan "Über Pädagogik (Pedagoji Üzerine)" adlı eseri temel alınarak, eğitime özellikle de ahlak ve karakter eğitimine dair görüşleri açıklanmaya çalışılmıştır. Kant, eğitimde aydınlanma dönemini başlatan ve çağdaş pedagoji düşüncesi ile uygulamasının temelini oluşturan düşünürler arasında yer almıştır. Ona göre insan eğitilmesi zorunlu olan ve ancak eğitim ile insanlaşan bir varlıktır. İyi bir eğitim ise, dünyadaki iyi şeyleri ortaya çıkaracaktır. Bu bağlamda insanın eğitimi, ahlak yasasına uygun bir şekilde ve insanın tüm doğal yeteneklerini geliştirmeye yönelik olmalıdır çünkü ahlak eğitiminde öncelikli amaç, insanın karakterinin oluşması ve iyi insan olabilmesidir. Öğreti biçimine (Lehreform) uygun bir yaşam biçimi (Lebensform) sürdüren Kant (Cassirer, 2017a, s. 23) insanın, gerçek anlamda 'insan' olabilmesi için ahlaki yönden en iyi şekilde eğitilmesi gerektiğini savunmuştur.
Download (.pdf)
Almanya, misafir işçi göçleri sonrasında, kültürel çeşitliliğin artmasıyla çok kültürlü, çok dinli, heterojen bir toplumsal yapıya sahip olmuştur. Alman eğitim sisteminin başlıca amacı, bireylerin toplumda ve sosyal yaşamlarında... more
Almanya, misafir işçi göçleri sonrasında, kültürel çeşitliliğin artmasıyla çok kültürlü, çok dinli, heterojen bir toplumsal yapıya sahip olmuştur. Alman eğitim sisteminin başlıca amacı, bireylerin toplumda ve sosyal yaşamlarında demokratik şekilde bir arada yaşam kültürü edinmeleridir. Yeni nesillerin bir arada yaşam kültürünü edinmesi ve böylece sosyal birlikteliğin sağlanmasında, ilkokulda hayat bilgisi dersi ve ders kitapları çok önemli bir role sahiptir. Bu çalışmanın amacı, Almanya’da ilkokulda okutulan Sachunterricht (hayat bilgisi) ders kitaplarında kültürlerarası eğitim bağlamında, bir arada yaşam kültürünün ne şekilde sunulduğunu ortaya koymaktır. Nitel araştırma desenlerinden durum çalışmasının kullanıldığı bu çalışmada doküman incelemesi yapılarak, ilgili ders kitaplarından ve öğretim programlarından veriler elde edilmiş ve bulgulara, içerik analizi yapılarak ulaşılmıştır. Çalışmanın örneklemi, Almanya’nın Mecklenburg- Vorpommern ve Bayern eyaletlerinde 4. sınıfta okutulan Sachunterricht ders kitaplarıdır. Araştırma bulgularına göre, ders kitaplarında bir arada yaşam farklı yaklaşımlarla sunulmakta ve etnisite, kültürel ve dini kimlik, göçmen kimliği ön plana çıkarılmaktadır. Sachunterricht ders kitaplarının öğrencilerin yaşam dünyalarında yer alan somut durumları yansıtması, bir arada yaşam kültürünü içselleştirmelerine katkı sağlar.
Download (.pdf)
Türkiye’de Tarih Eğitimi başlıklı bu kitapta, Osmanlı klasik dö- nemindeki tarih eğitimine katkı sağlayan unsurlardan başlayarak günümüze kadar tarih eğitimi çerçevesinde formal ve informal anlamda tarihin bir anlamda toplumsal “büyük... more
Türkiye’de Tarih Eğitimi başlıklı bu kitapta, Osmanlı klasik dö-
nemindeki tarih eğitimine katkı sağlayan unsurlardan başlayarak günümüze kadar tarih eğitimi çerçevesinde formal ve informal anlamda tarihin bir anlamda toplumsal “büyük hikâyesi” ortaya çıkarılmaya
çalışılmıştır. Yaklaşık 150 yıllık uzun bir süreçte Türkiye’deki tarih
eğitimini çeşitli bileşenleriyle incelenen bu çalışma, Osmanlı Klasik
Dönemini takiben modern anlamda Tanzimat Dönemi, Meşrutiyet
Dönemi, Erken Cumhuriyet Dönemi, İnönü Dönemi, DP Dönemi,
1960-70’ler, 1980’ler, 1990’lar ve 2000’ler (günümüze kadar) olmak
üzere 10 ana zamansal kategoride yapılandırılmıştır. Dönemlendirme
yapılırken daha önceki tarih ders kitapları üzerine yapılan incelemeler
ve Türk siyasî tarihindeki kırılmalar /değişimler /dönüşümler
dikkate alınmıştır. Bu dönemlendirme yaklaşımı içinde, Türkiye’deki
tarih derslerinin izini sürebildiğimiz ders kitapları yanında dönemin
genel kültür ve tarih algısını biçimlendiren popüler tarih eserleri ve
1990’lerda ortaya çıkan akademik tarih eğitimi çalışmaları da incelenmiştir.
Tarih derslerinin dönemin siyasal ve kültürel havasından,
zihniyetinden nasıl etkilendiği, dönemde okutulan ders kitapları ve
ders kitaplarını yazanlar üzerinden işlenmiştir. Kamuoyunun genel
kültür ve tarih algısını biçimlendiren popüler tarih eserleri ise
1940’lardan başlatılmak üzere; tarih dergisi, tarihsel roman, gazetelerdeki
tarih tefrikaları, tarihsel sinema, tarihsel TV programlarının
vs. ön plana çıkanları bağlamında günümüze kadar getirilmiştir. Tarih
eğitimi üzerine akademik çalışmalara ise 1990’larda Türkiye’deki
üniversitelerde tarih eğitimi yüksek lisans ve doktora programlarının ortaya çıkmasıyla yer verilmiştir.
Research Interests:
Download (.pdf)
Download (.pdf)
6th International Symposium on Social Studies Education was hosted by Anatolian University in Eskişehir. The symposium was held this year between 4th- 6th of May and its 576 participants included academicians, researchers, teachers,... more
6th International Symposium on Social Studies Education was hosted by Anatolian University in Eskişehir. The symposium was held this year between 4th- 6th of May and its 576 participants included academicians, researchers, teachers, graduate students, doctorral and master students. The scientific programme comprised conversation, two invited speakers (key notes) with their focused topics, one panel, parallel sessions (oral presentations by participants) as well as eight workshops. The main theme for this year was “Rethinking Social Studies”.
Download (.pdf)
Cultural and historical heritage elements are important factors that they reach to- day and continue live with us, they are witnesses to the term they belong and they make us who we are. However, as they are not used enough in teaching... more
Cultural and historical heritage elements are important factors that they reach to- day and continue live with us, they are witnesses to the term they belong and they make us who we are. However, as they are not used enough in teaching history subjects of social studies lesson, students perceive the history only as a “dead” data stack placed in the book. Perceptibly encountering with these elements provides them to “be as close as a step” to history, as Teacher Candidate 21 stated; and “in- vigorating of works that they portray in their minds” as Teacher Candidate 25 stat- ed. This study aims to bring social studies teacher candidates in knowledge, skill and value to use museum and historical places in frame of active learning and to contribute for their professional developments by increasing their awareness of this subject with the cultural heritage education. Teacher candidates studying in 1st grade in department of Social Studies, took education related to museum edu- cation in lessons of “Archeology” and “History and Civilization of Ancient Ages” and then they brought to Istanbul Archaeological Museums hosting perceptible cultural heritage elements. In study which is conducted with action research from qualitative research methods, teacher candidates filled their worksheets consisting 4 open ended questions in Istanbul Archeological Museum. The data obtained with worksheets filled by 38 teacher candidates, are subjected to content analyze. “The things told in lessons had been real”; this statement written by Teacher Candidate 18 is totally in characteristics of reflecting nature of this study. As a result of this study, awareness of social studies teacher candidates to cultural and historical her- itage increased and they experienced to actively use these fields as an educational aspect. Most of the teacher candidates stated that they want to use cultural and his- torical heritage elements in their professional lives and by doing this they realized how important they are in learning through experience.
Research Interests:
Download (.pdf)
Çalışmanın amacı, Almanya’da okutulan Sachunterricht ders kitaplarında çokkültürlülük bağlamında, bir arada yaşam kültürünün ne şekilde sunulduğunu ortaya koymaktır. Çalışmada Almanya’nın Bayern eyaletinde 4. sınıfta okutulan Heimat-und... more
Çalışmanın amacı, Almanya’da okutulan Sachunterricht ders kitaplarında çokkültürlülük bağlamında, bir arada yaşam kültürünün ne şekilde sunulduğunu ortaya koymaktır.

Çalışmada Almanya’nın Bayern eyaletinde 4. sınıfta okutulan Heimat-und Sachunterricht (vatan ve hayat bilgisi) ders kitabı ile Berlin/ Brandenburg/ Mecklenburg- Vorpommern eyaletlerinde 4. sınıfta okutulan Bausteine (yapı taşları) ders kitabı, örneklem olarak seçilmiştir.
Download (.pdf)
Demokrasi; bilinçli, hoşgörülü, açık fikirli, dayanışma duygusu gelişmiş, sorumluluk sahibi, katılımcı bireylere ihtiyaç duymaktadır. Öğrenciler, demokratik bir sosyal yaşama uyum sağlayarak toplumda yer almaları için gerekli bilgi,... more
Demokrasi; bilinçli, hoşgörülü, açık fikirli, dayanışma duygusu gelişmiş, sorumluluk sahibi, katılımcı bireylere ihtiyaç duymaktadır. Öğrenciler, demokratik bir sosyal yaşama uyum sağlayarak toplumda yer almaları için gerekli bilgi, beceri ve yeterlilikleri, sosyalleşme sürecinde en önemli kurum olan okulda, vatandaşlık eğitimine yönelik konular ve geçirdikleri yaşantılar aracılığıyla edinirler. İlkokul basamağında vatandaşlık eğitimi kapsamında yer alan konuların başlıca amacı, birey olma yolunda ilk adımlarını atmakta olan öğrencilerin öncelikle hak ve sorumluluklarının farkına varmalarını ve bu farkındalık doğrultusunda geleceğin toplumunu inşa eden etkin ve etkili birer vatandaş olmalarını sağlamaktır. İlkokul basamağında Almanya'da ilk dört yıl okutulan Sachunterricht ve Türkiye'de ilk üç yıl okutulan hayat bilgisi dersi, geleceğin toplumunun şekillenmesinde birer aktör olacak bireyleri, vatandaşlık eğitimi konularıyla ilk defa bir araya getirir, deneyim dünyalarına yönelik etkinlikler aracılığıyla demokratik tutum ve değerleri kazandırarak onları demokratik topluma hazırlar. Bu doğrultuda, öğrencilerin demokrasinin en temel unsurlarından ve göstergelerinden biri olarak nitelendirilen seçme ve seçilme hakkı konusunda bilinçlenmeleri büyük önem taşır. Çalışmanın amacı, Almanya'da okutulan Sachunterricht ve Türkiye'de okutulan hayat bilgisi ders kitaplarında, seçme ve seçilme hakkının bir örneği olarak, okulda ve sınıfta demokrasi çerçevesinde, günümüzde demokrasinin nirengi noktası olarak görülen 'seçim' olgusu bağlamında, 'sınıf başkanı seçimi' konusunun ne şekilde sunulduğunu betimlemek ve karşılaştırmaktır. Bu bağlamda, Almanya'nın Niedersachsen eyaletinde 3. sınıfta okutulan Sachunterricht Jo-Jo adlı ders kitabının Ben-Sen-Biz (Ich-Du-Wir) ünitesinde yer alan Sınıf Başkanı-Sınıf Sözcüsü (Klassensprecher-Sprecher für die Klasse), Sınıf Başkanı Seçimi (Die Wahl der Klassensprecher) ve Öğrenci Meclisi (Der Schülerrat) konuları ile Türkiye'de 3. sınıfta okutulan hayat bilgisi ders kitabının Okul Heyecanım temasında yer alan Okulda Demokrasi konusu incelenmiş ve karşılaştırılmıştır. Çalışmada, nitel araştırma desenlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Veriler, doküman incelemesi ile elde edilmiş ve içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırma bulgularına göre, hem Sachunterricht'te hem de hayat bilgisi dersinde, öğrencilerin, demokratik davranan, seçme, seçilme ve oy kullanma bilincini kazanmış, demokrasi kültürüne sahip ve katılımcı bireyler olmaları amaçlanmaktadır. Bu amacı pekiştirir şekilde, öğretim programı ile öğrenci arasında köprü görevini üstlenen her iki ülkenin ders kitaplarında yer alan sınıf başkanı seçimi konusunun sunumunun, seçme ve seçilme hakkını somutlaştırarak demokrasi kültürünü yerleştirmeye, farklı düzeylerde de olsa katkı sağladığından bahsedilebilir. Ancak seçme ve seçilme hakkı, Türkiye'deki hayat bilgisi ders kitabında, Almanya'daki Sachunterricht ders kitabının aksine kavrama düzeyinde sunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Ders kitabı, vatandaşlık eğitimi, demokrasi, seçme ve seçilme hakkı, hayat bilgisi, Sachunterricht

Abstract
Democracy calls for conscious, tolerant, open-minded, responsible and participative individuals with a developed sense of solidarity. By adapting themselves to a democratic social life, students gain the necessary knowledge, ability and competencies at school, which is the most vital institution in the process of socialization by means of subjects related to citizenship education and experiences lived through. In primary school level, the subjects of Sachunterricht in Germany and life studies course in Turkey first brings together the individuals who are going to be actors in shaping the prospective society through citizenship education subjects and by earning them democratic attitudes and values; it prepares them for a democratic society. Accordingly, it is of great importance for students to become aware of the subject matter of right to elect and be elected which is thought to be one of the key elements and indicators of democracy. The purpose of the study is to describe and compare how the subject matter of 'class president election' within the framework of democracy at school and in the classroom is studied in German Sachunterrich and Turkish life studies textbooks as an example of the right to elect and be elected. In this sense, the
Download (.pdf)
Yapılandırmacı Sosyal Bilgiler eğitimi, gerçek yaşam deneyimleri odaklı etkinlikleri gerektirmektedir. Ancak Türkiye'de mevcut Sosyal Bilgiler eğitiminin, ders kitapları ve müfredatta yer alan teorik bilgilerin aktarılmasından öteye... more
Yapılandırmacı Sosyal Bilgiler eğitimi, gerçek yaşam deneyimleri odaklı etkinlikleri gerektirmektedir. Ancak Türkiye'de mevcut Sosyal Bilgiler eğitiminin, ders kitapları ve müfredatta yer alan teorik bilgilerin aktarılmasından öteye gidemediği görülmektedir. Sınıf içi ve dışında yapılması planlanan ancak çeşitli nedenlerle gerçekleştirilemeyen etkinlikler, öğrencilerin yaşamın sosyal gerçekliğinden uzak kalmalarına neden olmakta ve bu da Sosyal Bilgiler der-sinin doğasıyla tezat oluşturmaktadır. Böylece, öğrencilerin yaşam deneyimleri edinmelerini sağlayarak, onları tüm yönleriyle toplumsal yaşama hazırlamayı amaç edinen sosyal bilgiler dersi, ülkemizde yaşantı odaklı uygulamaların eksik kalması nedeniyle bu önemli görevini yeterli düzeyde yerine getirememektedir. Çalışmanın amacı, sosyal bilimler temelli dersler kapsamında Almanya, Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya'daki uygulamaların incelenmesiyle çıkarımlarda bulunmak ve ülkemizde de bu tarz etkinliklerin yapılmasının daha çok yaygınlaştırılması gerektiğine vurgu yapmaktır. Bu bağlamda, belirtilen ülkelerde sosyal bilimler temelli derslerin yaşamın içinde, gerçek hayatı birebir yansıtarak, yaşatarak ve aktif şekilde katılımı mümkün kılarak nasıl ve ne gibi etkinlikler aracılığıyla yapıldığı, seçilen etkinlik fotoğrafları eşliğinde sunulacak ve değerlendirilecektir.

Abstract
Although constructivist social studies teaching requires students to be involved in activities that incorporated in real life experiences, it seems that the current social studies education in Turkey does not go much beyond teaching content knowledge stated in the textbooks and curriculum. Not being able to have students to get involved in real life experiences within or outside of social studies classroom not only may keep students away from the social reality of life but also it contradicts the constructivist social studies teaching approach. Initially social studies education proposed to prepare students for real life while it seems that this aspect of social studies education is not at the desired level in Turkey.
Thus, the purpose of the presentation is to provide example of teaching activities that resemblance of real life experiences in social studies education classes from Germany, United States, and Japan. It is planned to introduce examples of teaching activities that resemble real life experiences from these countries by presenting photos and/or other visuals and discuss how it is possible to get student involved in these nonfictional activities.
Keywords: social studies, constructivism, real life activities, Germany, United States, Japan
Research Interests:
Download (.pdf)
Bu çalışma, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının ‘Okul Deneyimi’ ve ‘Öğretmenlik Uygulaması’ derslerine ilişkin görüş ve değerlendirmelerini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Nitel araştırma tasarımı kullanılan çalışmada, katılımcıların... more
Bu çalışma, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının ‘Okul Deneyimi’ ve ‘Öğretmenlik Uygulaması’ derslerine ilişkin görüş ve değerlendirmelerini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Nitel araştırma tasarımı kullanılan çalışmada, katılımcıların belirlenmesinde amaçlı örneklem seçimi, verilerin toplanmasında yarı yapılandırılmış mülakat protokolü ve elde edilen verilerin çözümlenmesinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda katılımcılar, Okul Deneyimi ve Öğretmenlik Uygulaması derslerini teorik bilgilerini uygulamaya aktarma, birinci elden deneyim kazanma, öğretmenlik becerilerini arttırma ve mesleğe ilişkin daha gerçekçi bir bakış açısı oluşturma açısından oldukça yararlı bulduklarını belirtmişlerdir. Katılımcılara göre uygulamalı dersler, öğretmen adaylarının gerçek okul ortamını yakından tanımalarını, öğretmenlik mesleğinin gerektirdiği becerileri anlamalarını, eksikliklerini görmelerini ve öz-eleştiri yapmalarını sağlamaktadır. Katılımcılar, uygulamalı derslerin lisans programındaki zamanlanmasına ve uygulanış sürecine ilişkin çeşitli eleştirilerde bulunmuşlardır. Katılımcılara göre, Okul Deneyimi ve Öğretmenlik Uygulaması derslerinin lisans programının son yılında verilmesi KPSS’ye hazırlanan öğretmen adaylarının uygulamalı dersleri ihmal etmelerine sebep olmaktadır. Çalışmada, KPSS’nin öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine ve öğretime ilişkin çarpık bir bakış açısı geliştirmelerine sebep olduğu tespit edilmiştir. Okul Deneyimi dersinde yapılması gereken gözlemlere ve diğer etkinliklere ilişkin yapılan yorumlar, bazı öğretmen adaylarının pedagojik ilkelere göre değil KPSS’ye endeksli bir öğretim konsepti geliştirdiklerini göstermiştir. Öğretmen adayları, uygulama okullarının fiziksel şartları ve teknik donanımı, uygulama öğretmenlerinin öğretime yaklaşımları ve idarecilerin tutumları hakkında bazı olumsuz değerlendirmeler yapmışlardır. Okul Deneyimi ve Öğretmenlik Uygulaması derslerinin iyileştirilmesine ve daha yararlı hale getirilmesine yönelik katılımcıların yaptıkları öneriler de araştırma bulguları arasında yer almaktadır.

Abstract: This study has been undertaken to document social studies teacher candidates’ evaluations of ‘School Experience’ and ‘Teaching Practicum’ courses. The study is based on qualitative research design. Purposeful sampling method has been used to select the research participants. A semi-structured interview protocol has been employed to gather data. The collected data have been analyzed via the techniques of inductive descriptive analysis. The study results reveal that the participants judge ‘School Experience’ and ‘Teaching Practicum’ courses as beneficial on the grounds that these courses help them put their theoretical knowledge into practice, gain first-hand experiences as to profession, promote their teaching skills, and construct a more realistic view of what teaching means as a profession. From the participants’ perspectives, practical courses help teacher candidates gain insight into real school contexts, understand the skills of the profession, see their shortcomings or weaknesses in teaching, and do self evaluation. The participants have also made some criticisms as to the place of these courses in the undergraduate program and their implementation processes in the school. According to their views, since teacher candidates prepare for KPSS in their final year they neglect ‘School Experience’ and ‘Teaching Practicum’ courses. The study results show that KPSS is instrumental in leading teacher candidates to develop a distorted view of teaching and profession as well. Some teacher candidates embody the conception of teaching according to KPSS rather than pedagogical principals. The participants have made unfavorable comments on the physical condition and technical capabilities of the schools, teachers’ approaches to teaching, and school administrators’ attitudes. The participants’ suggestions about how to make these courses more efficient and useful for teacher candidates have been also explained.
Key Words: School Experience, Teaching Practicum, Social Studies, Teacher
Candidates, Pre-Service Teacher Education.
Research Interests:
Download (.pdf)
Bu çalışmada; farklı ülkelerin çocukların toplumsal yaşamla ilgili bilgi edinmelerindeki ilk adım olan Hayat Bilgisi dersi öğretimi deneyimleri arasındaki benzerlik ve farklılıkları saptayabilmek amaçlanmıştır. Bu amaçla, Türkiye’de 2005,... more
Bu çalışmada; farklı ülkelerin çocukların toplumsal yaşamla ilgili bilgi edinmelerindeki ilk adım olan Hayat Bilgisi dersi öğretimi deneyimleri arasındaki benzerlik ve farklılıkları saptayabilmek amaçlanmıştır. Bu amaçla, Türkiye’de 2005, Almanya’nın Berlin eyaletinde ise 2004 yılından itibaren ilkokullarda okutulmaya başlanan Hayat Bilgisi dersi öğretim programları incelenmiş ve karşılaştırılmıştır. Çalışma, nitel araştırma metodolojisine göre desenlenmiş ve veriler, dersin öğretim programlarının Doküman İncelemesi yöntemi ile derinlemesine analiz edilerek çıkarım yapılması sonucu elde edilmiştir.
Research Interests:
Download (.pdf)
Bu araştırmanın amacı, Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya (Nordrhein-Westfalen) eyaletinde, farklı okul türlerinde (Hauptschule, Realschule, Gesamtschule, Gymnasium, Berufskolleg, Üniversite) eğitimlerini sürdüren Türkiye kökenli... more
Bu araştırmanın amacı, Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya (Nordrhein-Westfalen) eyaletinde, farklı okul türlerinde (Hauptschule, Realschule, Gesamtschule, Gymnasium, Berufskolleg, Üniversite) eğitimlerini sürdüren Türkiye kökenli öğrencilerin Alman eğitim sistemine ilişkin düşünce ve deneyimlerinin ortaya çıkarılmasıdır.
Download (.pdf)
Berlin Duvarı 1961’de yükseldi. Doğu Berlin’den günübirlik çalışmaya gelen emekçilerin önü birdenbire kesildi. Böylece Türkiye’den göçmenlerin ‘ek’ işgücü olarak çağrılmasıyla sıra dışı bir serüven başladı. Emek göçünün failleriydi onlar.... more
Berlin Duvarı 1961’de yükseldi. Doğu Berlin’den günübirlik çalışmaya gelen emekçilerin önü birdenbire kesildi. Böylece Türkiye’den göçmenlerin ‘ek’ işgücü olarak çağrılmasıyla sıra dışı bir serüven başladı. Emek göçünün failleriydi onlar. Savaş yorgunu, enkaz halindeki Almanya’yı yeniden canlandırabilmek için, yaşamlarını, ailelerini, anılarını, ‘ev’lerini, geride, anavatanda bırakarak, gelecekleri ve aileleri için, umut içinde ama biraz da tedirginlik ve korkuyla, yepyeni bir yaşama doğru yola koyuldular. Sirkeci Garı’ndan davul zurna ile yolcu edilip, Almanya‘da coşkuyla karşılandılar.  Misafir işçilerdi onlar: bugün orada, yarın anavatanlarında. Oysa zaman içinde yabancı işçi ve göç kökenli vatandaş oldular. Çoğunun geri dönüş planları, ertelendikçe ertelendi, değişti ve günbegün kalıcılaştılar. Eş, çocuklar, torunlar, yeni nesiller…  Derken, bugün Almanya’da dördüncü nesle ulaştılar. Kalıcılaşmayla birlikte, çocukların eğitim sorunları gün yüzüne çıktı. Bunun yanında kimlik, aidiyet ve entegrasyon sorunları da. ‘Arada kalmış’, ‘dejenere olmuş’, ‘kayıp kuşak’, ‘gurbetçi’, ‘Almancı’, ‘parçalanmış kimlikler’, ‘kimlik krizi yaşayanlar’, ‘tutunamayanlar’ olarak nitelendirildiler. Kimlik bunalımı yaşayan, problemli bireyler olarak etiketlendiler/etiketlenmek istendiler. Acaba gerçekten böyle mi? Yoksa onlar diasporik kimlikleri sayesinde çok zengin bir kültüre mi sahipler? Akşam evde Türkiye’yi, sabah okulda Almanya’yı yaşayan öğrencilerin okulda gördükleri tarih, coğrafya ve vatandaşlık eğitimi dersleri onların yaşamları için nasıl çözümler üretiyor ya da gerilim alanları yaratıyor?  Almanya’da Kimlik, Aidiyet ve Türkiye Kökenli Öğrenciler kitabı zengin bir kültürel alaşıma ve dinamik, kendilerine özgü bir kimliğe sahip Türkiye kökenli öğrencilerin kimlik inşalarına ve aidiyet gelişimlerine, vatandaşlık eğitimi temelli derslerin katkılarının neler olduğunu belirlemek üzere yazıldı. Bu kitap, bu sürecin nasıl olduğunu, deneyim pratiklerini Almanya’da yine özne olarak Türkiye kökenlilere sorarak ortaya koyuyor.  İrem Pamuk bu kitabın, günümüzde göçmen kökenli tüm bireylerin yaşadığı kimlik problemlerine de farklı bakış açıları katmasını umut ediyor.
Download (.pdf)
Berlin Duvarı 1961’de yükseldi. Doğu Berlin’den günübirlik çalışmaya gelen emekçilerin önü birdenbire kesildi. Böylece Türkiye’den göçmenlerin ‘ek’ işgücü olarak çağrılmasıyla sıra dışı bir serüven başladı. Emek göçünün failleriydi onlar.... more
Berlin Duvarı 1961’de yükseldi. Doğu Berlin’den günübirlik çalışmaya gelen emekçilerin önü birdenbire kesildi. Böylece Türkiye’den göçmenlerin ‘ek’ işgücü olarak çağrılmasıyla sıra dışı bir serüven başladı. Emek göçünün failleriydi onlar. Savaş yorgunu, enkaz halindeki Almanya’yı yeniden canlandırabilmek için, yaşamlarını, ailelerini, anılarını, ‘ev’lerini, geride, anavatanda bırakarak, gelecekleri ve aileleri için, umut içinde ama biraz da tedirginlik ve korkuyla, yepyeni bir yaşama doğru yola koyuldular. Sirkeci Garı’ndan davul zurna ile yolcu edilip, Almanya‘da coşkuyla karşılandılar.  Misafir işçilerdi onlar: bugün orada, yarın anavatanlarında. Oysa zaman içinde yabancı işçi ve göç kökenli vatandaş oldular. Çoğunun geri dönüş planları, ertelendikçe ertelendi, değişti ve günbegün kalıcılaştılar. Eş, çocuklar, torunlar, yeni nesiller…  Derken, bugün Almanya’da dördüncü nesle ulaştılar. Kalıcılaşmayla birlikte, çocukların eğitim sorunları gün yüzüne çıktı. Bunun yanında kimlik, aidiyet ve entegrasyon sorunları da. ‘Arada kalmış’, ‘dejenere olmuş’, ‘kayıp kuşak’, ‘gurbetçi’, ‘Almancı’, ‘parçalanmış kimlikler’, ‘kimlik krizi yaşayanlar’, ‘tutunamayanlar’ olarak nitelendirildiler. Kimlik bunalımı yaşayan, problemli bireyler olarak etiketlendiler/etiketlenmek istendiler. Acaba gerçekten böyle mi? Yoksa onlar diasporik kimlikleri sayesinde çok zengin bir kültüre mi sahipler? Akşam evde Türkiye’yi, sabah okulda Almanya’yı yaşayan öğrencilerin okulda gördükleri tarih, coğrafya ve vatandaşlık eğitimi dersleri onların yaşamları için nasıl çözümler üretiyor ya da gerilim alanları yaratıyor?  Almanya’da Kimlik, Aidiyet ve Türkiye Kökenli Öğrenciler kitabı zengin bir kültürel alaşıma ve dinamik, kendilerine özgü bir kimliğe sahip Türkiye kökenli öğrencilerin kimlik inşalarına ve aidiyet gelişimlerine, vatandaşlık eğitimi temelli derslerin katkılarının neler olduğunu belirlemek üzere yazıldı. Bu kitap, bu sürecin nasıl olduğunu, deneyim pratiklerini Almanya’da yine özne olarak Türkiye kökenlilere sorarak ortaya koyuyor. 
İrem Pamuk bu kitabın, günümüzde göçmen kökenli tüm bireylerin yaşadığı kimlik problemlerine de farklı bakış açıları katmasını umut ediyor.
Download (.pdf)
Kültürlerarası Vatandaşlık Eğitimi, toplumların ulus aşırı göç hareketleri ile çokkültürlü, heterojen toplumlara dönüşmeleri, entegrasyon, bir arada yaşam, vatandaşlık algısı kavramları ekseninde yapılandırılmış ve bu bağlamda... more
Kültürlerarası Vatandaşlık Eğitimi, toplumların ulus aşırı göç hareketleri ile çokkültürlü, heterojen toplumlara dönüşmeleri, entegrasyon, bir arada yaşam, vatandaşlık algısı kavramları ekseninde yapılandırılmış ve bu bağlamda kültürlerarası eğitimin neliği, kültürlerarası yeterlilik ve kültürlerarası vatandaşlık eğitimi ele alınmıştır.
Download (.pdf)
Almanya tarihinde Türklere ilişkin izler, çok eski çağlara dayanmaktadır. Türk imajının eğitime ve özellikle ders kitaplarına nasıl yansıdığı, Almanya’nın bakış açısını yansıtması açısından önem taşır. Almanya’da eğitim gören bir... more
Almanya tarihinde Türklere ilişkin izler, çok eski çağlara dayanmaktadır. Türk imajının eğitime ve özellikle ders kitaplarına nasıl yansıdığı, Almanya’nın bakış açısını yansıtması açısından önem taşır. Almanya’da eğitim gören bir öğrencinin, tarih dersinde egemen söylem tarafından Türklerle ilgili neler öğrenmesinin istendiğini görmek için tarih ders kitapları ve öğretim programları birincil kaynaklardır. Almanya Tarih Ders Kitaplarında Türk İmajı'nda, Türkiye kökenlilerin yoğun olarak yaşadığı Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya eyaletinde okutulan iki adet tarih ders kitabı temel alınmıştır.
Download (.pdf)